Türkiye’nin en bilinen yerleri nerelerdir
diye sorarsanız, “Kapadokya” cevaplar arasında kesinlikle ilk üç arasında yer alır. “Bilinenler” arasında yer almasına alır da, kaç kişi doğanın özene bezene yarattığı, kültürle harmanladığı bu coğrafyayı gerçekten tanır, işte orası biraz şüpheli. Üzülerek söylemem gerekir ki bu muhteşem coğrafya, artık sahip olduğu doğa ya da tarihi miras ile değil de, balon ya da kaya otelleri gibi ticari emtialar ile bilinmekte. Kadim kültürleri, kadim dinleri ya da doğanın yarattığı mucizeleri tanıyandan vazgeçtim, bilen dahi çok az.
Neresi bu Kapadokya?
Kapadokya adına ilk defa ünlü coğrafyacı Strabo’nun, Roma İmparatoru Agustus döneminde yazdığı “Geographika” kitabında rastlarız. O dönemde, Anadolu’daki önemli bölgelerden olan Kapadokya bugünkü Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Malatya’nın tamamını, Ankara’nın doğu, Yozgat ve Sivas’ın güney, Adana’nın da kuzey bölümlerini kapsamaktaymış. Günümüzde ise Kayseri, Niğde ve Kırşehir üçgeninde yer alan, Ürgüp, Uçhisar, Ortahisar, Göreme, Çavuşin ve Aktepe ile sınırlı ufak bir coğrafi bölgenin ismi Kapadokya.